Dergi Bursa Ağustos/Eylül 2014 - page 24

22
tema
theme
baş başa, huzurlu, sakin
bir hayat sürme fikri cazip
geliyor kimine. Alıp başını
gitmek istiyor bazen insan.
Ya da yalnızca “onu” katıp
yanına… Ama insan yola
çıkmaktan üşendiği buna bir
türlü cesaret edemediği sürece
yolun sonuna varabilmek ne
mümkün?
“Öyle zamanlar olur ki
nereye gittiğin önemini
yitirir. Çünkü asıl önemli
olan, yanında kiminle
gittiğindir.” Tolstoy
Aslında gitmek için bizi
gitmeye teşvik edecek hatta
kolumuzdan sürükleyip
götürecek birilerini bekliyor
da olabiliriz. Tek bir söz, uzun
zamandır içimizde uyuyan
arzuyu uyandırmaya yeter.
Belki kimin söylediğine ya
da nasıl veya ne zaman
söylendiğine bağlıdır harekete
geçmemiz. Hayatı yollarda
yaşayan gezginlerin tek yol
arkadaşı müzik olur bazen.
Belirlediği rotasına başlarken,
takar kulaklıklarını, ya da alır
enstrümanını düşer yollara.
Yaşadığı dönemdeki teknoloji
hangisine el veriyorsa artık.
Ya da bulmuştur “yol eşini”,
katmıştır yanına; varacağı
yerden öte, gideceği yoldur
tek umursadığı. Yollar daha bir
şairane, daha bir romantiktir
artık onun gözünde.
İnsana ilham verir yollar,
adamı yazar, şair yaparlar.
Aşılan ya da çıkılamayan
nice yollar; bugüne kadar
şarkılara, şiirlere hatta filmlere,
kitaplara konu oldu. Örneğin
“yolların şairi” olarak da anılan
Faruk Nafiz Çamlıbel’den
hatıra şiirler, hep bir yolu
anlatır. Şiirlerinde ömrünü
bitiren zamanın, yollara etki
edemediğinden yakınır.
Gurbette, sevdiklerinden uzak,
yalnız ve mutsuz insanların; bir
şekilde ayrı düşmek zorunda
kalan âşıkların hem derdinin
tek çaresi hem de düşmanıdır
yollar… Bugün eskisi gibi
We may as well be waiting for
someone who will encourage us
to go and even take us by the
hand and force us to go. Just
one word is enough to awaken
the longing that is at rest inside
us. Maybe acting out depends
on who says what or when.
Sometimes music is the only
friend of those travelers who live
on the roads. They put on their
headphones before starting on
their preplanned route or grab
their instruments and just go.
Whatever technology they have
access to. Maybe they have
found their “road partner”; it is
the road that matters instead of
the destination. Roads become
more poetic and more romantic
in their eyes.
Roads inspire people, they make
poets out of men. Roads that
cannot be covered or journeys
that cannot be started have been
subjects of many songs, poems
and even movies and books. For
example Faruk Nafiz Çamlıbel is
known as “the poet of the roads”
and his poems always talk about
the road. He complains in his
poems that time which drains up
his life cannot affect the roads.
Roads are both the remedy and
the enemy of people who are
away from loved ones or lovers
who have to be separated for
some reason… Today distances
are not as they were in the past.
There are no more caravans that
travel for days and weeks. One
does not need to use different
methods to find their own way
or to ensure that they are not
lost. The most important guides
of travelers are lighthouses that
date back to 7th century B.C.
and continue to be the hope
of lonesome seamen travelling
on dark and wide oceans. But
now we do not need to ask the
skies for help or to try and make
sense of the ant nests in order
to find our way. We also do not
need to track the shadow of a
stick or examine the locations
of moss and try to understand
where we are by looking at the
mosques and grave stones. It is
enough to have full batteries in
our technological devices that
are used to find the way. Starting
the journey and being on the
road are much simpler now. But
it doesn’t matter how far or close
they are if they separate the
loved ones as such.
Engin Çakır, Orhaneli yolu - Eylül 2009
1...,14,15,16,17,18,19,20,21,22,23 25,26,27,28,29,30,31,32,33,34,...132
Powered by FlippingBook